Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/279 E., 2019/30 K. sayılı kararında, yerel mahkemenin direnme kararında, bozma kararının 'yasal karineler ile çeliştiği' gerekçesine dayanması, CGK tarafından nasıl karşılanmıştır?
Yerel mahkemenin bu gerekçesi, Hukuk Genel Kurulu tarafından temelsiz bulunmuştur. Direnme kararında, TMK'daki zilyetlik karinelerine ve özellikle TMK m. 989/2'deki bedel iadesi koşuluna atıf yapılmıştır. Ancak Hukuk Genel Kurulu, bu yasal karinelerin, malın sahibinin elinden 'rızası dışında çıktığı' durumlara özgü olduğunu, oysa somut olayda aracın malikin 'rızasıyla' (harici satışla) elinden çıktığını ve bu nedenle emin sıfatıyla zilyetlik (TMK m. 988) durumunun söz konusu olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla, yerel mahkemenin, olaya uymayan bir yasal düzenlemeyi (TMK m. 989) gerekçe göstererek, olaya uygulanması gereken kurala (TMK m. 988) ilişkin Yargıtay bozmasına direnmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Mahkemenin, yasal karineleri yanlış olaya uygulaması, direnme gerekçesini zayıflatmıştır. (Bu soru, metinlerin birleştirilerek sorulmuş bir analiz sorusudur. Direnme kararının içeriği Yargıtay HGK E: 2017/1367 K: 2018/249 sayılı karardan alınmıştır.)