Bir ceza davasında, sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarından mahkeme huzurunda dönmesi durumunda, ilk ikrarının delil değeri ne olur?
Sanığın soruşturma aşamasında (polis veya savcılıkta) müdafii huzurunda verdiği ve özgür iradesine dayanan ikrarı, sonradan dönmüş olsa bile bir delil niteliği taşır. Mahkeme, bu ilk ikrarı yok sayamaz. Ancak, bu ikrarı tek başına mahkumiyet için yeterli görmeyebilir. Mahkeme, sanığın neden ikrarından döndüğünü araştırmalı, ilk ikrarın hangi koşullarda verildiğini değerlendirmeli ve bu ikrarı, dosyadaki diğer tüm delillerle (tanık beyanları, maddi deliller, bilirkişi raporları vb.) birlikte bir bütün olarak takdir etmelidir. Eğer ilk ikrar, dosyadaki diğer delillerle destekleniyorsa ve sanığın sonradan dönmesi inandırıcı bulunmazsa, mahkeme bu ilk ikrara dayanarak mahkumiyet hükmü kurabilir. YCGK E: 2017/279 sayılı kararda da sanığın sonradan vazgeçtiği ilk anlatımlarına atıf yapılmıştır. (Bkz: www.zulkufarslan.av.tr/kasten-oldurme-sucuna-istirak/)