Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin bozma kararında, sınırdaş malikin önalım hakkının 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırı olabileceği iması bulunmaktadır. Bu imanın altında yatan düşünce ne olabilir?
Bu imanın altında yatan düşünce, bir hakkın, kanunun tanıdığı amacın dışında, başkasına zarar vermek veya aşırı bir menfaat elde etmek için kullanılmasıdır. Kararda, satılan tarımsal arazinin zaten kanunun öngördüğü yeter gelirli büyüklüğün çok üzerinde olduğu, dolayısıyla tarımsal bütünlük sağlama gibi bir amaca hizmet etmeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda, sınırdaş malikin, tapuda düşük gösterilen bedelden faydalanarak, gerçek değeri çok daha yüksek olan bir araziyi ele geçirme çabasının, kanunun ruhuna ve amacına aykırı olduğu, hakkın objektif iyiniyet (dürüstlük) kurallarına aykırı bir şekilde, bir nevi 'rant sağlama aracı' olarak kullanıldığı düşüncesi yatmaktadır. Bu, hakkın açıkça kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. (Bkz: www.zulkufarslan.av.tr/sinirdas-maliklerin-onalim-hakki/)