İlamsız icra takibinde, ödeme emrine itiraz süresini kusuru olmaksızın kaçıran borçlunun 'gecikmiş itiraz' (İİK m. 65) yoluna başvurması ile 'usulsüz tebligat' nedeniyle şikayette bulunması (Tebligat K. m. 32) arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85214

Temel fark, sürenin başlayıp başlamadığı noktasındadır. 1) Gecikmiş İtiraz (İİK m. 65): Bu yolda, tebligat usulüne uygundur ve yasal itiraz süresi başlamış ve bitmiştir. Ancak borçlu, kusuru olmaksızın bir engel (hastalık, afet vb.) nedeniyle bu süre içinde itiraz edememiştir. Borçlu, engelin kalkmasından itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine başvurur. 2) Usulsüz Tebligat Şikayeti: Bu yolda ise, tebligat usulüne aykırı yapıldığı için hukuken geçersizdir. Geçersiz bir tebligat, yasal süreleri (itiraz süresi gibi) başlatmaz. Borçlu, usulsüz tebligatı öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine şikayette bulunarak, öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesini ve kendisine itiraz hakkı tanınmasını ister. Kısacası, birinde süre kaçmıştır, diğerinde ise hiç başlamamıştır. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/ilamsiz-icra-takibi-nedir-nasil-yapilir-itiraz-edilir/)