Bir davanın fer'i müdahili, yanında katıldığı asıl tarafın ağır kusuru nedeniyle ileri süremediği bir savunma imkanını (örneğin zamanaşımı def'ini), daha sonra kendisine karşı açılan bir rücu davasında ileri sürebilir mi? Bu durumun HMK m. 69 açısından hukuki dayanağı nedir?
Evet, ileri sürebilir. Bu durum, HMK m. 69/2'de düzenlenen 'fer'i müdahalenin etkisinin' istisnalarından biridir. Hükme göre müdahil, 'kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir.' Örneğin, asıl taraf (borçlu), alacaklının talebinin zamanaşımına uğradığını bildiği halde, bunu kasten veya ağır ihmaliyle ileri sürmemiş ve bu nedenle davayı kaybetmişse, bu karar fer'i müdahil olan kefil açısından bağlayıcı olmaz. Kefil, alacaklının kendisine veya borçlunun ona rücu etmesi halinde, 'asıl borç zamanaşımına uğramıştı, asıl taraf bunu ağır kusuruyla ileri sürmedi, bu nedenle ilk karar beni bağlamaz ve ben zamanaşımı def'ini şimdi ileri sürüyorum' diyebilir. (Bkz: HMK m. 69 Gerekçesi, barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-69-feri-mudahalenin-etkisi.html)