Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2019/4023 sayılı kararında, soybağının reddi davasındaki 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı, davacının 'öğrenme' olgusu temelinde nasıl yorumlanmıştır?
Kararda, 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı için, davacının (kocanın) sadece çocuğun doğumunu değil, aynı zamanda 'baba olmadığını öğrendiği' tarihin esas alınması gerektiği vurgulanmıştır. Bu öğrenme, sübjektif bir olgudur. Davacı, boşanmadan yıllar sonra yaptığı araştırmalar sonucunda çocuğun kendisinden olmadığını öğrendiğini iddia etmiş ve dava açmıştır. Yargıtay, yerel mahkemenin süreyi doğumdan veya boşanmadan itibaren hesaplayarak davanın süre aşımından reddedilmesini hatalı bulmuştur. Hak düşürücü sürenin, davacının baba olmadığını 'fiilen öğrendiğini' beyan ettiği tarihten (01.03.2013) itibaren başlatılması gerektiğini kabul ederek, davanın süresinde açıldığına ve esasına girilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu, öğrenme olgusunun ispatının önemini ortaya koyan bir karardır. (Bkz: Yargıtay 8. HD, K: 2019/4023, kadimhukuk.com.tr/makale/soybaginin-reddi-davasi-tmk-285-286/)