Bir davada, davacı, karşı tarafın elinde bulunan bir belgeye dayanmış ve mahkeme, davalıya bu belgeyi ibraz etmesi için kesin süre vermiştir. Davalı, süresi içinde belgeyi ibraz etmez ancak bir sonraki celse ibraz ederse, mahkeme bu belgeyi dikkate alabilir mi?
Bu durum, HMK'daki kesin sürenin sonuçlarına (HMK m. 94) tabidir. Kesin sürenin amacı, yargılamayı hızlandırmak ve tarafları belirli usul işlemlerini zamanında yapmaya zorlamaktır. Kesin süre içinde yerine getirilmeyen bir işlem, sonradan yapılamaz. Dolayısıyla, davalı, kendisine verilen kesin süre içinde belgeyi ibraz etmemişse, o işlemi yapma hakkını kaybetmiş olur. Bir sonraki celsede belgeyi sunması, kural olarak mahkeme tarafından dikkate alınmaz. Mahkeme, HMK m. 220/3 uyarınca, belge ibraz edilmemiş gibi işlem yapmalı ve duruma göre diğer tarafın beyanını kabul etmelidir. Ancak, karşı taraf (davacı) belgenin sonradan sunulmasına açıkça muvafakat ederse veya hakim, gecikmenin kabul edilebilir bir mazerete dayandığına kanaat getirirse istisnai olarak dikkate alabilir.