Kadir Sağdıç olayında, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun üç üyesinin karşı oy yazmasının arkasındaki temel argüman, 'soruşturmanın gizliliği' ve 'masumiyet karinesi' ilkelerinin basın özgürlüğü karşısındaki konumudur. Bu argümanı detaylandırınız.
Karşı oy kullanan üyelerin temel argümanı şudur: Basın özgürlüğü, soruşturmanın gizliliği ve masumiyet karinesi gibi temel ceza muhakemesi ilkelerini ihlal etme hakkı vermez. Olayda, henüz iddianamenin bile düzenlenmediği bir aşamada, gizli bir soruşturmadan sızdırılan ve doğruluğu belirsiz belgelere dayanılarak başvurucu hakkında 'cuntacı', 'planlayıcı' gibi kesin ve suçlayıcı ifadeler kullanılmıştır. Bu durum, başvurucuyu kamuoyu önünde peşinen mahkum etmiş ve masumiyet karinesini ağır şekilde ihlal etmiştir. Basın, haber verme görevini yaparken, bir soruşturmanın şüphelisini, yargılama sonucu beklenmeden suçlu ilan edemez. Bu tür yayınlar, haber verme sınırını aşarak kişilik haklarına ve adil yargılanma hakkına yönelik bir saldırı niteliği taşır ve basın özgürlüğü kapsamında korunamaz. Derece mahkemelerinin bu durumu göz ardı etmesi, devletin pozitif koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini gösterir. (Bkz: IV. Muhalefet Şerhleri, sen.av.tr/tr/makale/Koramiral-Kadir-Sağdıç’a-İHAM’dan-Tazminat)