Anayasa Mahkemesi'nin Bilal Celalettin Şaşmaz kararında, ByLock davalarıyla ilgili olarak 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi bağlamında hangi tartışma yapılmıştır?
Bilal Celalettin Şaşmaz kararında AYM, ByLock kullanmanın tek başına örgüt üyeliği suçunu oluşturup oluşturmayacağı ve Yargıtay'ın bu yöndeki kabulünün 'suçta ve cezada kanunilik' (TCK m. 2, Anayasa m. 38) ilkesini ihlal edip etmediği tartışmasını yapmıştır. Yargıtay, ByLock'un münhasıran örgüt üyeleri tarafından örgütsel iletişim amacıyla kullanılan bir program olduğu ve bu programı bu amaçla indirip kullanmanın, kişinin örgütle organik bir bağ kurduğunu ve hiyerarşisine dahil olduğunu gösteren bir delil olduğunu kabul etmektedir. Başvurucular ise, kanunda 'ByLock kullanmak' şeklinde bir suç tanımı olmadığını, bu uygulamanın yorum yoluyla suçun unsuru haline getirilmesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğunu iddia etmektedirler. AYM, Şaşmaz kararında, Yargıtay'ın ByLock'u bir 'delil' olarak değerlendirdiği, fiili doğrudan bir suç olarak tanımlamadığı ve bu delilden hareketle örgüt üyeliği suçunun unsurlarının (organik bağ, süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk) oluşup oluşmadığını değerlendirdiğini belirterek, bu yaklaşımın kanunilik ilkesini ihlal etmediği sonucuna varmıştır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/anayasa-mahkemesi-genel-kurulunun-bylock-kararlari)