Anayasa Mahkemesi, ByLock verilerinin MİT tarafından elde edilip adli makamlara sunulmasını, özel hayatın gizliliği hakkına bir müdahale olarak görmesine rağmen, bu müdahaleyi neden hukuka aykırı bulmamıştır?
Anayasa Mahkemesi (Ferhat Kara ve devamı kararlarında), bu müdahaleyi hukuka uygun bulurken şu dengeyi gözetmiştir: MİT'in görevi, ülkenin anayasal düzenine ve ulusal güvenliğine yönelik tehditleri tespit etmek ve istihbarat toplamaktır. ByLock gibi bir uygulamanın, anayasal düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan bir terör örgütünün gizli haberleşme ağı olarak kullanılması, MİT'in görev alanına giren bir ulusal güvenlik tehdididir. Bu istihbari faaliyet sırasında elde edilen verilerin, bir suçun aydınlatılması ve maddi gerçeğe ulaşılması amacıyla adli makamlara (Cumhuriyet Başsavcılığı'na) iletilmesi, hem MİT'in yasal görevleri kapsamında hem de ceza adaletinin sağlanması şeklindeki meşru amaç doğrultusundadır. AYM, bu süreçte 'bariz bir takdir hatası veya açık bir keyfilik' görmediği için, özel hayata yapılan bu müdahaleyi orantılı ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bulmuştur. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/anayasa-mahkemesi-genel-kurulunun-bylock-kararlari)