Kadir Sağdıç kararında İHAM, TCK m. 285'te düzenlenen 'soruşturmanın gizliliğini ihlal' suçuna atıfta bulunmuştur. Bu atfın, basın özgürlüğünün sınırlarının belirlenmesindeki rolünü açıklayınız.
İHAM bu atıfla, basın özgürlüğünün sınırsız olmadığını ve gazetecilerin de genel kanunlara uymakla yükümlü olduğunu vurgulamıştır. Soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek, Türk hukukunda bir suç olarak düzenlenmiştir. Gazetecilerin, yasa dışı yollarla elde edildiği ve gizli bir soruşturmaya ait olduğu belli olan bilgileri yayınlamaları, bu suçun kapsamına girebilir. İHAM, gazetecilerin, İHAS m. 10'daki basın özgürlüğü korumasına dayanarak kendilerini ceza hukuku kurallarından muaf tutamayacaklarını belirtmiştir. Bu durum, yapılan yayının 'hukuka uygunluk' temelinden yoksun olduğunu ve dolayısıyla basın özgürlüğü kapsamında korunmasının daha zor olduğunu gösterir. Bu, şeref ve itibar hakkı ile basın özgürlüğü arasındaki dengeyi, şeref ve itibar hakkı lehine kaydıran önemli bir faktör olmuştur. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/Koramiral-Kadir-Sağdıç’a-İHAM’dan-Tazminat)