Yargıtay HGK E: 2019/798 K: 2022/730 sayılı kararında, ön sorunun tartışılması sırasında, önalım hakkının niteliğinin 'yenilik doğurucu' (inşai) olmasının, sonradan çıkan kanunun derdest davaya etkisine ilişkin argüman olarak nasıl kullanıldığı azınlık görüşü tarafından nasıl ifade edilmiştir?
Azınlık görüşü, önalım hakkının dava yoluyla kullanılan ve mahkeme kararıyla sonuç doğuran 'yenilik doğurucu' (inşai) bir hak olduğunu vurgulamıştır. Buna göre, mülkiyet hakkı, davanın açılmasıyla değil, davanın kabulüne ilişkin kurucu nitelikteki hükmün 'kesinleşmesiyle' kazanılır. Dolayısıyla, dava devam ederken, hakkın dayanağı olan kanun maddesi (5403 sk. m.8/İ) yürürlükten kalktığı için, karar anında tapu iptal ve tescile esas alınacak bir yasa hükmü kalmamıştır. Yenilik doğurucu hükümlerin ileriye etkili olması ve mülkiyetin henüz kazanılmamış olması nedeniyle, ortada 'kazanılmış bir haktan' söz edilemeyeceğini ve bu nedenle sonradan çıkan kanunun derdest davaya uygulanması gerektiğini savunmuşlardır. Ancak bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. (Bkz: www.zulkufarslan.av.tr/sinirdas-maliklerin-onalim-hakki/)