Yargıtay HGK E: 2017/895 sayılı kararında, davalı şirketin 'müşteri memnuniyeti' amacıyla yaptığı %70'lik indirimin, parçanın ayıplı olduğunun zımni kabulü olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Bu yorumun hukuki dayanağı nedir?
Bu yorumun hukuki dayanağı, ticari hayattaki uygulamalar ve ispat yükü kurallarıdır. Şirketlerin, hukuki bir sorumlulukları olmasa dahi, ticari itibarlarını korumak, müşteri ilişkilerini sürdürmek ve gelecekteki potansiyel işleri kaybetmemek adına 'iyi niyet' veya 'jest' (goodwill) olarak indirim yapmaları veya bazı masrafları karşılamaları yaygın bir uygulamadır. Bu tür bir ticari davranış, tek başına, hukuki anlamda bir 'ikrar' veya 'ayıbın kabulü' olarak yorumlanamaz. İspat yükü, ayıp iddiasını ileri süren davacı üzerindedir (TMK m. 6, HMK m. 190). Davacı, bu iddiasını, davalının yaptığı indirimden bağımsız olarak, somut delillerle (bilirkişi raporu gibi) ispatlamak zorundadır. Davalının indirimi, hukuki bir sorumluluk kabulü değil, ticari bir politika olarak değerlendirilmelidir. (Bkz: Yargıtay HGK E: 2017/895, K: 2018/1319, barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-219-taraflarin-belgeleri-ibrazi-zorunlulugu.html)