Ceza yargılamasında 'müşterek faillik' (TCK m. 37) ile 'yardım etme' (TCK m. 39) arasındaki ayrımı, 'fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurma' kriteri açısından açıklayınız. YCGK 2017/279 E. sayılı kararındaki sanığın eylemi neden yardım etme sayılmamıştır?
İki iştirak türü arasındaki temel ayrım, 'fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurma' kriteridir. Müşterek faillikte, her bir suç ortağı, suçun işlenişine dair ortak bir karar doğrultusunda, fiilin icrası üzerinde fonksiyonel bir rol üstlenerek birlikte hakimiyet kurar. Eyleme yaptığı katkı, suçun işlenmesi için vazgeçilmez niteliktedir. Yardım etmede ise, failin fiil üzerinde bir hakimiyeti yoktur; sadece suçun işlenmesini kolaylaştıran (araç sağlama, yol gösterme gibi) veya icrasını destekleyen (gözcülük yapma, cesaret verme gibi) eylemlerde bulunur. YCGK 2017/279 E. sayılı kararındaki sanığın eylemi, diğer sanık bıçaklarken maktulün direncini kıracak şekilde dövmeye devam etmesi, sayıca üstünlük yaratarak maktulün savunmasını çökertmesi nedeniyle, suçun icrasında fonksiyonel bir rol üstlenerek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğu şeklinde değerlendirilmiş ve bu nedenle yardım etme değil, müşterek faillik kabul edilmiştir. (Bkz: www.zulkufarslan.av.tr/kasten-oldurme-sucuna-istirak/)