Kadir Sağdıç başvurusunda, başvurucu hakkındaki iddiaların masumiyet karinesini ihlal ettiği iddiası, AYM tarafından neden Anayasa m. 38/4 yerine Anayasa m. 17 (şeref ve itibarın korunması hakkı) kapsamında incelenmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85040

AYM, masumiyet karinesinin ihlali iddialarını, kural olarak, bir devlet yetkilisinin (savcı, hakim, bakan vb.) kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın kişi hakkında suçluluğunu ima eden bir açıklama yapması durumunda inceler. Kadir Sağdıç olayında ise suçlayıcı ifadeler devlet yetkililerinden değil, özel hukuk kişisi olan gazetelerden gelmektedir. Başvurucu da şikayetini, devlet yetkililerinin açıklamalarına değil, gazetelerin yayınlarına ve bu yayınlara karşı devletin kendisini yeterince koruyamamasına dayandırmıştır. Bu nedenle AYM, uyuşmazlığı bir kamu gücü eylemiyle doğrudan masumiyet karinesinin ihlali olarak değil, devletin pozitif yükümlülüğü çerçevesinde, özel kişilerin (basının) saldırılarına karşı 'şeref ve itibarın korunması hakkını' (Anayasa m. 17) korumakta yetersiz kalınıp kalınmadığı bağlamında incelemiştir. (Bkz: Kadir Sağdıç, B. No: 2013/6617, AYM Kararı, sen.av.tr/tr/makale/Koramiral-Kadir-Sağdıç’a-İHAM’dan-Tazminat)