Kadir Sağdıç davasında, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), yerel mahkemelerin ve Anayasa Mahkemesi'nin aksine, neden hak ihlali olduğuna karar vermiştir? İHAM'ın 'sorumlu gazetecilik' ilkesi bağlamındaki değerlendirmesi ne olmuştur?
İHAM, yerel mahkemelerin ve AYM'nin aksine, basın özgürlüğü ile kişisel itibarın korunması hakkı arasındaki dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu sonucuna varmıştır. İHAM'ın temel gerekçeleri şunlardır: 1) Soruşturmanın Gizliliğinin İhlali: Haberlere konu olan belgeler, gizli bir adli soruşturma kapsamında elde edilmiştir ve gazetecilerin bu belgelerin gizli olduğunu bilmeleri gerekirdi. 2) Sorumlu Gazetecilik: Gazeteciler, bu kadar ciddi suçlamalar içeren ve kaynağı belli olmayan belgelerin gerçekliğini doğrulamak için asgari bir özen göstermemişlerdir. Bu durum sorumlu gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmaz. 3) Masumiyet Karinesi: Yayınlar, başvurucuyu peşinen suçlu ilan eden, ağır ithamlar içeren ve onu kamuoyu nezdinde mahkum eden bir niteliktedir. Yerel mahkemeler ve AYM, bu hususları yeterince dikkate almayarak ve 'görünür gerçeklik' kavramını hatalı uygulayarak (çünkü o tarihte ortada bir iddianame yoktur) başvurucunun İHAS m. 8'de korunan özel hayata saygı ve itibar hakkını koruyamamıştır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/Koramiral-Kadir-Sağdıç’a-İHAM’dan-Tazminat)