TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen bir şirketin ihyası ile TTK m. 547 uyarınca ek tasfiyesi arasındaki temel farklar nelerdir? Yargıtay HGK E: 2023/338 K: 2024/3 sayılı kararı bu konuda nasıl bir ayrım yapmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85026

Temel fark amaç ve sonuçtadır: 1) Ek Tasfiye (TTK m. 547): Usulüne uygun bir tasfiye sonrası terkin edilmiş ancak sonradan unutulmuş bir malvarlığı veya tamamlanması gereken bir hukuki işlem (örn: bir davanın takibi) ortaya çıktığında başvurulan bir yoldur. Amacı, bu eksik işlemi tamamlayıp şirketi tekrar ve kesin olarak kapatmaktır. Geçicidir ve belirli bir işlemle sınırlıdır. 2) İhya (TTK Geçici m. 7): Usulsüz veya hatalı bir şekilde resen terkin edilen bir şirketin, hukuka aykırı olan bu terkin işleminin iptaliyle yeniden hukuki varlık kazanmasıdır. Amaç, şirketi terkin öncesi hukuki statüsüne kavuşturmaktır, tasfiye etmek değil. Yargıtay HGK, bir alacaklının, alacağını tahsil etmek veya bir davada taraf teşkili sağlamak gibi bir amaçla dava açtığında, amacına ek tasfiye ile ulaşabiliyorsa, mahkemenin öncelikle TTK m. 547'ye göre 'ek tasfiye' kararı vermesi gerektiğini belirtmiştir. İhya talebi, ancak terkin işleminin kendisinin usulsüzlüğüne dayanan ve ek tasfiyenin yeterli olmadığı durumlarda gündeme gelir. (Bkz: Yargıtay HGK E: 2023/338 K: 2024/3, www.zulkufarslan.av.tr/limited-sirketin-ek-tasfiyesi/)