Bir tanığa, CMK m. 48 uyarınca çekinme hakkının bulunduğunun dinlenmeden önce bildirilmemesinin hukuki sonucu nedir? Bu şekilde alınan ifade delil olarak kullanılabilir mi?
Tanığa, kendisini veya yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebileceğinin önceden bildirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu hak hatırlatılmadan alınan ifade, hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil niteliğindedir (CMK m. 206/2-a, m. 217/2). Dolayısıyla, bu şekilde elde edilen bir beyan, hükme esas alınamaz. Yargıtay kararlarında (ör. Yargıtay 2. CD, K: 2018/3836), bu hakkın hatırlatılmaması bozma nedeni olarak kabul edilmektedir. Bu, adil yargılanma hakkının temel bir güvencesidir. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-48-kendisi-veya-yakinlari-aleyhine-tanikliktan-cekinme.html)