Manevi tazminat talepleri belirsiz alacak davasına konu edilebilir mi? Bu konudaki öğreti ve Yargıtay görüşünü açıklayınız.
Bu konu öğretide tartışmalıdır. Bir görüş, manevi tazminatın miktarının belirlenmesinin hâkimin takdirine bağlı olması nedeniyle doğası gereği belirsiz olduğunu ve belirsiz alacak davası olarak açılabileceğini savunur. Ancak Yargıtay'ın baskın ve yerleşik görüşü, manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereği, kural olarak belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği yönündedir. Yargıtay'a göre, manevi tazminat talebi tektir ve davacı, talep edebileceği miktarı takdir ederek davasını açmalıdır. Bunun istisnası, zararın gelişim göstermeye devam ettiği (örneğin tedavi sürecinin devam ettiği) durumlardır. Bu istisnai halde, zararın nihai boyutu belli olmadığından belirsiz alacak davası açılabileceği kabul edilmektedir. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/belirsiz-alacak-davasi-hmk-107-madde/)