HMK m. 334/2'nin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinin, kamuya yararlı olmayan dernek ve vakıflar ile ticaret şirketlerinin adli yardım talepleri üzerindeki potansiyel etkisi ne olabilir? Bu iptal kararı, yasama organına nasıl bir görev yüklemektedir?
HMK m. 334/2, adli yardım hakkını tüzel kişiler arasında sadece 'kamuya yararlı dernek ve vakıflar' ile sınırlandırıyordu. Anayasa Mahkemesi'nin bu fıkrayı (muhtemelen eşitlik ilkesine aykırılık ve hak arama hürriyetini orantısız sınırlama gerekçeleriyle) iptal etmesi, adli yardımın kapsamını tüzel kişiler lehine genişletme potansiyeli taşımaktadır. Potansiyel etkileri şunlar olabilir: 1) Kamu yararı statüsü olmayan dernek ve vakıflar ile özellikle mali açıdan zor durumda olan ticaret şirketleri de, artık adli yardım talep etme konusunda daha güçlü bir hukuki zemine sahip olacaklardır. 2) Mahkemeler, iptal kararı sonrası oluşacak yasal boşlukta, Anayasa'nın hak arama hürriyeti ve eşitlik ilkelerini doğrudan yorumlayarak, mali gücü yetersiz olan tüm tüzel kişilerin adli yardım taleplerini değerlendirme eğilimine girebilirler. Bu iptal kararı, yasama organına (TBMM) yeni bir düzenleme yapma görevi yüklemektedir. Yasama organı, iptal gerekçesini de dikkate alarak, hangi tüzel kişilerin (şirketler, kooperatifler, diğer dernek ve vakıflar), hangi mali koşullar altında adli yardımdan yararlanabileceğini belirleyen, Anayasa'ya uygun, adil ve öngörülebilir yeni bir yasal çerçeve oluşturmak zorunda kalacaktır. İptal, bu konuda yeni bir yasal düzenleme ihtiyacını doğurmuştur.