Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/8669 K. sayılı kararında, mahkemenin hem davacılar vekilinin hem de davalı vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek hükmü bozduğu görülmektedir. Bir kararın aynı anda hem davacı hem de davalı lehine bozulması nasıl mümkün olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84973

Bir kararın aynı anda hem davacı hem de davalı lehine bozulması, hükmün farklı kısımlarının farklı taraflar aleyhine hatalar içermesi durumunda mümkündür. Yargıtay, temyiz incelemesinde her bir tarafın temyiz sebeplerini ayrı ayrı değerlendirir. Yargıtay'ın anılan kararında bu durum açıkça görülmektedir: 1) Davacılar Vekilinin Temyiz İtirazları: Mahkemenin, ölen davacı yönünden taraf teşkilini sağlamaması (madde 2) ve bilirkişi raporundan daha az tazminata hükmetmesi (madde 3), davacılar aleyhine olan hatalardır. Yargıtay bu nedenlerle kararı davacılar lehine bozmuştur. 2) Davalı Vekilinin Temyiz İtirazı: Mahkemenin, davası yargı yolu uyuşmazlığı nedeniyle reddedilen davalı Belediye lehine vekalet ücretine hükmetmemesi (madde 4), bu davalı aleyhine bir hatadır. Yargıtay bu nedenle de kararı davalı lehine bozmuştur. Sonuç olarak, tek bir hüküm, birden fazla ve farklı tarafları ilgilendiren hukuka aykırılıklar içerebilir. Bu durumda Yargıtay, her bir hukuka aykırılığı tespit ederek, ilgili tarafın temyiz itirazını kabul eder ve kararın o yönden bozulmasına karar verir. Bu, kararın hem davacı hem de davalı lehine bozulması sonucunu doğurur.