Bir eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, Yargıtay 15. HD'nin 2017/1573 K. sayılı kararında, ölen davalının mirasçılarına karşı davaya devam edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Eğer bu dava, eser sözleşmesinden değil de, ölen kişinin şahsına yönelik bir hakaret nedeniyle açılmış bir manevi tazminat davası olsaydı, HMK m. 55 uygulanır mıydı?
Hayır, kural olarak uygulanmazdı. Bu durum, 'dava konusunun mirasçılara intikal edip etmemesi' ile ilgilidir. Eser sözleşmesinden doğan alacak ve borçlar, malvarlığına ilişkin olduğu için, ölen kişinin terekesine dahil olur ve mirasçılarına intikal eder. Bu nedenle HMK m. 55 uygulanır ve davaya mirasçılara karşı devam edilir. Hakaret nedeniyle manevi tazminat isteme hakkı ise, kural olarak 'şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak'tır ve mirasçılara intikal etmez. Ancak, Borçlar Kanunu m. 58/3'te bu kurala bir istisna getirilmiştir: Eğer ölen kişi, hayattayken bu hakkını ileri sürmüş (dava açmış) ise, bu talep artık bir malvarlığı değerine dönüştüğü için mirasçıları tarafından devam ettirilebilir. Eğer kişi, dava açmadan veya bu talebini karşı tarafa bildirmeden ölmüşse, mirasçılarının onun adına manevi tazminat davası açma hakkı yoktur. Dolayısıyla, eğer dava açıldıktan sonra ölmüşse HMK m. 55 uygulanır, dava açmadan ölmüşse mirasçılar yeni bir dava açamaz.