İİK m. 41, İcra ve İflas Kanunu'nun ilamlı icraya ilişkin ikinci babında yazılı hükümlere aykırı olmayan 'diğer hükümlerin' ilama dayalı takiplerde de uygulanacağını belirtir. Bu yollama hükmüne bir örnek vererek, ilamsız takiplere özgü hangi kurumların ilamlı takiplerde de uygulanabileceğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84960

İİK m. 41, kanunun sistematiği açısından tamamlayıcı bir hükümdür. Bu yollama hükmü sayesinde, kanunun genel kısmında veya ilamsız takiplere ilişkin bölümlerinde yer alan ve ilamlı takibin doğasına aykırı olmayan birçok kural, ilamlı takipler için de geçerli olur. Buna verilebilecek en tipik örnek, 'haciz' ve 'satış' işlemlerine ilişkin hükümlerdir (İİK m. 78-137). İlamlı takipte ödeme emri yerine 'icra emri' gönderilir ve borçlunun itiraz hakkı (ilamın esasına yönelik) yoktur. Ancak, borçlu süresinde borcunu ödemezse, mallarının haczi, muhafazası, kıymet takdiri ve satılarak paraya çevrilmesi aşamalarında, kanunda ilamlı icra için özel bir düzenleme olmadığından, ilamsız takiplere ilişkin haciz ve satış hükümleri aynen uygulanır. Örneğin, haczedilemeyen mallar (İİK m. 82), hacizde tertip (sıra) ilkesi (İİK m. 85), satış talebi süreleri (İİK m. 106) gibi kurumlar, İİK m. 41'deki yollama sayesinde ilamlı takiplerde de geçerlidir.