İmar kirliliği suçundan (TCK m. 184) beraat eden sanık hakkındaki hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, beraat kararını bozmuştur. Daire üyesi A. Kiriş ise, 'balkonları değişik şekilde kapatarak binaya dahil etme eyleminin yasal anlamda suçun unsurlarını oluşturmadığı' gerekçesiyle karşı oy kullanmıştır. Bu karşı oyun hukuki dayanağı, YCGK'nın daha sonra benimsediği görüşle nasıl bir paralellik göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84957

Daire üyesi A. Kiriş'in karşı oyu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E. 2015/176, K. 2018/503 sayılı kararında benimsediği ana görüşle tam bir paralellik göstermektedir. Karşı oyun hukuki dayanağı, TCK m. 184'ün sadece 'bina' yapımını suç olarak tanımlaması, 'yapı' veya 'tadilat' yapımını kapsamamasıdır. Karşı oya göre, mevcut bir binanın balkonunu kapatmak, yeni ve bağımsız bir 'bina' inşa etmek değildir. Bu eylem, mevcut bina üzerinde yapılan bir değişikliktir ve olsa olsa İmar Kanunu kapsamında bir 'yapı' veya 'tadilat' olarak nitelendirilebilir. Bu nedenle, eylem TCK m. 184'teki suçun yasal unsurlarını (özellikle 'bina yapma' unsurunu) oluşturmaz. YCGK da daha sonra bu görüşü benimseyerek, bu tür eylemlerin TCK m. 184 kapsamında suç teşkil etmediğine, ancak İmar Kanunu'nun idari yaptırımlarına (m. 32 ve 42) tabi olduğuna karar vermiştir. Dolayısıyla, karşı oy, Yargıtay içindeki hukuki tartışmanın bir yansıması olmuş ve nihayetinde Genel Kurul tarafından kabul edilen görüşü önceden ifade etmiştir.