HMK m. 334/1, adli yardımdan yararlanmak için kişinin 'taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması' şartını aramaktadır. Bu şart ne anlama gelmektedir ve hakim bu değerlendirmeyi yaparken davanın esasına ne ölçüde girebilir?
Bu şart, adli yardım talebinde bulunan kişinin davasının veya savunmasının 'ilk bakışta tamamen haksız veya ciddiyetten yoksun' olmaması gerektiği anlamına gelir. Adli yardım kurumu, devlete bir mali külfet yüklediği için, bu kurumun kötüye kullanılmasını, tamamen anlamsız, şikanöz veya kazanma şansı hiç olmayan davaların devlet kaynaklarıyla finanse edilmesini önlemek amacıyla bu şart getirilmiştir. Hakim, bu değerlendirmeyi yaparken, davanın esasına tam olarak girip delilleri derinlemesine inceleyerek bir karar vermez. Bu, bir 'yaklaşık ispat' veya 'ilk görünüşte haklılık' değerlendirmesidir. Hakim, dava dilekçesini, sunulan delilleri ve talebin hukuki mantığını yüzeysel olarak inceler. Eğer talep, ilk bakışta hukuki bir temelden tamamen yoksun değilse, ciddiye alınabilir bir iddiaya dayanıyorsa, bu şartın gerçekleştiği kabul edilir. Hakimin bu aşamada yapacağı inceleme, davanın esası hakkında bir karar veya bir ön yargı niteliği taşımaz; sadece adli yardım talebinin ciddiyetini ölçmeye yöneliktir.