Bir davada, davalının hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27) ihlal edilerek karar verilmiştir. Yargıtay, bu usuli aykırılık nedeniyle kararı bozmuştur. Bozma sonrası yapılacak yargılamada, mahkeme önceki kararında ulaştığı sonuçla bağlı mıdır, yoksa yeniden serbestçe bir değerlendirme yapabilir mi?
Mahkeme, önceki kararında ulaştığı sonuçla bağlı değildir; yeniden serbestçe bir değerlendirme yapmak zorundadır. Yargıtay'ın, hukuki dinlenilme hakkının ihlali gibi ağır bir usul hatası nedeniyle kararı bozması, önceki yargılamanın ve verilen hükmün hukuken sakatlandığı anlamına gelir. Bozma kararı, mahkemeye, eksik bıraktığı veya hatalı yaptığı usuli işlemi (örneğin, davalıya savunma hakkı tanımak, tebligat yapmak, delillerini sunmasına izin vermek) tamamlama görevi yükler. Mahkeme, bu usuli eksikliği giderdikten sonra, tarafların yeniden sunacağı beyan ve delilleri de dikkate alarak, davanın esası hakkında tamamen yeni ve serbest bir vicdani kanaate ulaşmalıdır. Önceki kararında vardığı sonuç, artık onun için bir bağlayıcılık taşımaz. Hatta, tamamlanan usuli işlemler ve sunulan yeni deliller ışığında, önceki kararının tam tersi yönde bir karar vermesi de mümkündür ve hukuka uygundur. Aksi durum, bozma kararını ve hukuki dinlenilme hakkını anlamsız kılardı.