Bir şirketin, 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilmesi sonrası, bu şirkete ait bir malvarlığı ortaya çıkarsa, bu malvarlığının akıbeti ne olur? Alacaklıların veya pay sahiplerinin bu malvarlığı üzerinde hak iddia etme süresi var mıdır?
TTK Geçici m. 7/15, bu durumu özel olarak düzenlemiştir. Bu maddeye göre, tasfiye edilmeksizin bu usulle unvanı silinen bir şirketin sonradan ortaya çıkabilecek malvarlığı, 'unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder'. Bu on yıllık süre, hak sahipleri için bir hak arama süresi niteliğindedir. Bu süre içinde, şirketin alacaklıları veya pay sahipleri, bu malvarlığının tasfiyesi için mahkemeye başvurarak şirketin 'ek tasfiye' amacıyla ihyasını (yeniden tescilini) isteyebilirler (TTK m. 547). Mahkemece atanacak tasfiye memuru, bu malvarlığını paraya çevirir, öncelikle varsa alacaklıların borçlarını öder, kalan bir meblağ olursa bunu da pay sahiplerine dağıtır. Eğer on yıllık süre içinde hiçbir hak sahibi (alacaklı veya ortak) başvuruda bulunmazsa, bu süre sonunda malvarlığı kendiliğinden Hazine'ye geçer ve Hazine bu malvarlığını karşılıksız olarak iktisap eder. Ancak madde, 'Hazine, şirketin borçlarından sorumlu olmaz' diyerek, Hazine'nin sorumluluğunu da sınırlamıştır.