Kira sözleşmesinde, kiracı olan şirketin TTK'ya göre 'tacir' mi yoksa 'esnaf' mı olduğunun tespiti, muacceliyet şartının geçerliliği (TBK m. 346) açısından neden önemlidir? Yargıtay 8. HD'nin 2018/19863 K. sayılı kararında, mahkemenin bu ayrımı yapmadan karar vermesi neden hatalı bulunmuştur?
Bu tespitin önemli olmasının sebebi, 6101 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 2. maddenin getirdiği istisnadır. Bu istisna, TBK m. 346'daki 'muacceliyet ve cezai şart yasağı'nın uygulanmamasını sadece 'kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler' olduğu işyeri kiralarına özgülemiştir. Eğer kiracı, TTK kriterlerine göre 'esnaf' ise, bu istisnadan yararlanamaz ve tıpkı bir konut kiracısı gibi TBK m. 346'nın korumasından faydalanır. Yani, esnaf olan kiracı aleyhine konulan muacceliyet şartı geçersizdir. Yargıtay'ın anılan kararında, mahkemenin, kiracının vergi levhasına veya oda kaydına bakarak hemen tacir olduğu varsayımıyla hareket etmesi hatalı bulunmuştur. Bir kişinin tacir mi esnaf mı olduğunun tespiti, TTK'daki (gelir sınırı, faaliyetin niteliği vb.) ve ilgili Bakanlar Kurulu kararlarındaki kriterlere göre yapılmalıdır. Mahkemenin, bu detaylı ayrımı yapmadan, kiracının hukuki statüsünü netleştirmeden muacceliyet şartının geçerli olduğuna karar vermesi, kanunun yanlış uygulanması sonucunu doğurduğu için eksik araştırma ve hatalı değerlendirme olarak kabul edilerek bozulmuştur.