İİK m. 34'e göre, ilamların icrası 'her icra dairesinden' talep edilebilir. Bu kuralın, ilamsız takiplerdeki yetki kurallarından farkı nedir ve bu geniş yetkinin tanınmasının sebebi nedir?
İİK m. 34'teki bu kural, ilamlı icra için 'Türkiye'nin her yerindeki' icra dairelerinin yetkili olduğunu belirterek, genel yetki kurallarını (İİK m. 50'deki borçlunun yerleşim yeri) ortadan kaldıran özel bir yetki kuralıdır. İlamsız takiplerde ise kural, takibin borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde açılmasıdır ve bu yetki kuralı kamu düzeninden değildir, borçlu yetki itirazında bulunabilir. İlamlı icrada bu geniş yetkinin tanınmasının sebebi, takibin dayanağının bir mahkeme kararı (ilam) olmasıdır. Mahkeme kararı, ülkenin her yerinde geçerli olan ve hukuki durumu kesin olarak tespit eden bir belgedir. Alacağın varlığı ve miktarı zaten bir yargı kararıyla sabit olduğundan, borçluyu kendi yerleşim yerinde takip etme zorunluluğu getirilerek alacaklının işini zorlaştırmaya gerek görülmemiştir. Alacaklı, kendisine en kolay gelen veya borçlunun mallarının bulunduğu herhangi bir yerdeki icra dairesine başvurarak ilamlı takibi başlatabilir. Bu, ilamın sağladığı hukuki güvencenin bir sonucudur.