6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen bir şirkete karşı, terkin tarihinden sonra bir alacak davası açılması veya icra takibi başlatılması, bu terkin işlemini kendiliğinden usulsüz hale getirir mi? YHGK'nın E. 2023/340, K. 2023/1236 sayılı kararında bu konuya nasıl yaklaşılmıştır?
Hayır, terkin tarihinden sonra dava açılması veya takip başlatılması, terkin işlemini kendiliğinden usulsüz hale getirmez. YHGK'nın anılan kararında ve TTK Geçici m. 7/2'de belirtilen engel, şirketin terkin işlemi yapılırken 'devam eden (derdest) bir davasının' bulunmasıdır. Yani, terkin kararından önce açılmış ve devam eden bir dava varsa, terkin işlemi yapılamaz; yapılırsa usulsüz olur. Ancak, Ticaret Sicil Müdürlüğü, terkin için gerekli tüm şartları (ihtar, ilan vb.) yerine getirmiş ve terkin anında şirketin derdest bir davası yoksa, yapılan terkin işlemi hukuka uygundur. Bu hukuka uygun terkin işleminden sonra, alacaklının yeni bir dava açması veya icra takibi başlatması, geçmişe dönük olarak terkin işlemini sakatlamaz. Bu yeni hukuki durum karşısında alacaklının yapması gereken, terkin işleminin iptali için değil, alacağını takip edebilmek için TTK m. 547'ye dayanarak şirketin 'ek tasfiyesi' amacıyla ihyasını talep etmektir.