İİK m. 14, icra ve iflas dairelerinde tutulacak defterler ve dosyaların düzenlenme şeklinin 'Adalet Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle' belirleneceğini öngörmektedir. Bu hüküm, idare hukuku açısından ne tür bir yetki devrini ifade eder ve bu yönetmeliklerin normlar hiyerarşisindeki yeri nedir?
Bu hüküm, yasama organının (TBMM), kanunun uygulanmasına ilişkin teknik ve ayrıntılı usulleri belirleme yetkisini, yürütme organına (Adalet Bakanlığı) devrettiğini gösterir. Bu, 'düzenleyici işlem yapma yetkisi' veya 'türevsel (bağlı) yetki' olarak adlandırılır. Kanun, temel ilkeleri ve ana çerçeveyi çizerken, uygulamanın detaylarını, daha esnek ve kolay değiştirilebilir olan yönetmelik gibi idari düzenlemelere bırakır. Bu yönetmeliklerin normlar hiyerarşisindeki yeri, kanunların altındadır. Yani, yönetmelik hükümleri, dayandığı kanuna (İİK) ve Anayasa'ya aykırı olamaz. Eğer yönetmelikte kanuna aykırı bir düzenleme varsa, bu düzenlemenin iptali için idari yargıda (Danıştay'da) dava açılabilir. Bu yetki devrinin amacı, kanunları gereksiz ayrıntılardan arındırmak ve uygulamanın ihtiyaçlarına göre hızlı bir şekilde teknik düzenlemeler yapılabilmesini sağlamaktır.