Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 2014/17968 sayılı kararında, başvuranın 'anlamı itibariyle olumsuz çağrışımlar içeren ve toplumda alay konusu olan' bir soyadını değiştirmesine izin verilmiştir. Bu kararı, TMK m. 27'deki 'haklı sebep' ile 2525 sayılı Soyadı Kanunu'ndaki yasaklar arasındaki ilişki açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84909

Bu karar, iki kanun arasındaki ilişkiyi ve 'haklı sebep' kavramının genişliğini gösterir. Soyadı Kanunu m. 3, 'iğrenç ve gülünç olan soyadları'nın alınmasını yasaklar. Bu, soyadı seçimine ilişkin bir sınırlamadır. TMK m. 27 ise, mevcut bir adın/soyadın değiştirilmesi için 'haklı sebep' arar. Yargıtay'ın anılan kararı, bir soyadının Soyadı Kanunu'nda yasaklanan niteliklere (gülünç, iğrenç, olumsuz çağrışım içeren) sahip olmasının, o soyadını değiştirmek için başlı başına 'haklı bir sebep' teşkil ettiğini göstermektedir. Yani, kanunun en başta alınmasını yasakladığı nitelikte bir soyada sahip olmak, o soyadından kurtulmak için yeterli ve haklı bir gerekçedir. Kişinin, toplum içinde alay konusu olan, kendisini küçük düşüren veya olumsuz çağrışımlar yapan bir soyadını taşımaya zorlanması, kişilik haklarına bir saldırı niteliğindedir. Bu nedenle, bu durumu ortadan kaldırma talebi, mahkeme tarafından haklı bir sebep olarak kabul edilir.