Bir trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasında, yargılama sırasında davacılardan birinin ölmesi halinde, bu davacının manevi tazminat talebi mirasçılarına intikal eder mi? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihatlarını açıklayınız.
Manevi tazminat talebi, kural olarak şahsa sıkı sıkıya bağlı bir haktır ve mirasçılara intikal etmez. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bu kuralın önemli bir istisnası vardır. Eğer manevi tazminat talebinde bulunan kişi, bu talebini hayattayken bir dava yoluyla ileri sürmüş veya bir icra takibi başlatmışsa ya da karşı tarafa bildirerek malvarlığına ilişkin bir alacak hakkına dönüştürmüşse, bu talep artık şahsa bağlı olmaktan çıkar ve bir malvarlığı değerine dönüşür. Bu durumda, dava sırasında ölmesi halinde, bu alacak hakkı mirasçılarına intikal eder ve mirasçılar davaya devam edebilirler. Eğer kişi, manevi tazminat talebini hayattayken hiçbir şekilde ileri sürmeden vefat ederse, mirasçılarının onun adına manevi tazminat davası açma hakkı yoktur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/8669 sayılı kararında da, ölen davacının davasına mirasçılarının devam etmesi gerektiği belirtilmiştir, bu da manevi tazminat talebinin dava açıldığı için mirasçılara geçtiğini göstermektedir.