İmar kirliliği suçunda (TCK m. 184), ruhsata aykırı imalatın yapım tarihini belirlemek için tanık beyanları tek başına yeterli bir delil midir? YCGK E. 2015/176, K. 2018/503 sayılı kararında, mahkemenin tanık beyanlarına rağmen neden ek araştırma yapması gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84878

Hayır, tanık beyanları tek başına yeterli bir delil değildir; özellikle teknik bir konu olan yapım tarihinin belirlenmesinde, diğer somut ve teknik delillerle desteklenmesi gerekir. YCGK'nın anılan kararında, sanığın savunmasını doğrulayan tanık beyanları olmasına rağmen, mahkemenin sadece bu beyanlarla yetinmesi eksik araştırma olarak kabul edilmiştir. Bunun sebebi şudur: Tanıkların hafızası yanılabilir, olayları yanlış hatırlayabilir veya taraflı olabilirler. Yapım tarihi gibi objektif bir olgunun tespiti için, daha güvenilir ve bilimsel yöntemlere başvurulması gerekir. YCGK, bu nedenle mahkemenin; 1) Tapu kayıtları gibi resmi belgeleri getirtmesini, 2) Bilirkişiye yeniden inceleme yaptırarak, ruhsata aykırı imalatların yapım tarihini 'teknik verilere' (kullanılan malzemenin cinsi, teknolojisi, aşınma ve yıpranma durumu, o dönemdeki inşaat teknikleri vb.) dayalı olarak tespit ettirmesini zorunlu görmüştür. Tanık beyanları, bu teknik tespitleri destekleyen birer takdiri delil olabilir, ancak onların yerini tutamaz.