HMK m. 142'ye göre, hak düşürücü süreler ve zamanaşımı def'ileri tahkikata başlamadan önce karara bağlanır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/8836 K. sayılı kararında, mahkemenin ön inceleme yapmadan ve taraf teşkili sağlamadan hak düşürücü süre nedeniyle davayı reddetmesi neden bozulmuştur? Bu durum, HMK'daki yargılama aşamalarıyla nasıl çelişmektedir?
Bu durum, HMK'nın öngördüğü zorunlu yargılama aşamalarının atlanması nedeniyle bozulmuştur. HMK'ya göre yargılama; dilekçeler teatisi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamalarından oluşur. HMK m. 142'nin uygulanabilmesi, yani hak düşürücü süre gibi bir konunun incelenebilmesi için, öncelikle davanın 'ön inceleme' aşamasına gelmiş olması gerekir. Ön inceleme ise, 'dilekçelerin karşılıklı verilmesi' (HMK m. 137), yani taraf teşkilinin sağlanmasından sonra yapılır. Yargıtay'ın anılan kararında, mahkeme dava dilekçesini davalıya tebliğ etmeden (taraf teşkili sağlamadan) ve HMK m. 137 vd. uyarınca bir ön inceleme duruşması yapmadan, doğrudan evrak üzerinden hak düşürücü süre nedeniyle davayı reddetmiştir. Bu, HMK'nın emredici nitelikteki yargılama sırasını (dilekçeler > ön inceleme > tahkikat öncesi karar) ihlal etmektir. Taraf teşkili sağlanmadan ve ön inceleme yapılmadan verilen karar, savunma hakkını ve hukuki dinlenilme hakkını ortadan kaldırdığı için usulen sakattır ve bozma nedenidir.