Bir eser sözleşmesine dayalı alacak davasında, yargılama sırasında davalılardan birinin öldüğü ve karardan sonra dosyaya veraset ilamının girdiği anlaşılmıştır. Yargıtay 15. HD'nin 2017/1573 sayılı kararında, mahkemenin ölen davalı yokmuş gibi karar vermesi neden bozulmuştur? 'Mamelek hukukundan doğan dava' olmasının bu sonuçtaki rolü nedir?
Kararın bozulmasının temel sebebi, HMK m. 55 ve m. 114/1-d uyarınca 'taraf teşkilinin' usulüne uygun olarak sağlanmamasıdır. Taraf ve dava ehliyeti bir dava şartıdır ve yargılama boyunca var olmalıdır. Davalının ölümüyle taraf ehliyeti sona erer. Davanın 'mamelek hukukundan doğan bir alacak davası' olması kritik öneme sahiptir. Çünkü bu tür davalar, ölen kişinin şahsına sıkı sıkıya bağlı olmayıp, terekesini (malvarlığını) ilgilendirir ve sonuçları mirasçılarının haklarını doğrudan etkiler. Bu nedenle, dava tarafın ölümüyle konusuz kalmaz; ölen kişinin hak ve borçları mirasçılarına geçer. Yargıtay'ın anılan kararında belirttiği gibi, mahkemenin yapması gereken, ölen davalının veraset ilamını alarak tüm yasal mirasçılarını tespit etmek, onlara usulüne uygun davetiye tebliğ ederek davadan haberdar etmek ve savunma haklarını kullanmalarını sağlamaktır. Tüm mirasçılar davaya dahil edilerek taraf teşkili tamamlanmadan yargılamaya devam edilmesi ve hüküm kurulması, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlali olup, mutlak bozma nedenidir.