İİK m. 16'ya göre, icra ve iflas dairelerinin yaptığı muamelelere karşı şikayet süresi 'öğrenildiği tarihten' itibaren 7 gündür. Ancak aynı maddenin son fıkrası 'Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir' demektedir. Bu iki kural arasındaki farkı, birer örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84871

İki kural, farklı nitelikteki usulsüzlükler için farklı şikayet süreleri öngörür. Birinci kural, icra dairesinin yaptığı 'kanuna aykırı veya hadiseye uygun olmayan' bir muamelesi içindir. Bu, aktif bir işlemdir. Örneğin, icra müdürünün yetkisiz bir şekilde haciz yapması, satış ilanını usulsüz tebliğ etmesi gibi. Bu tür işlemlere karşı, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük süreye tabi bir şikayet hakkı vardır. Bu süre hak düşürücüdür. İkinci kural ise, icra dairesinin yapması gereken bir işi 'hiç yapmaması' (hakkın yerine getirilmemesi) veya 'gereksiz yere geciktirmesi' (sebepsiz sürüncemede bırakma) durumları içindir. Bu, pasif bir eylemsizliktir. Örneğin, alacaklının talebine rağmen icra müdürünün haciz için aylarca işlem yapmaması veya satışı yapılan malın bedelini hak sahibine makul bir sebep olmaksızın ödememesi. Bu tür eylemsizliklere karşı şikayet, herhangi bir süreye tabi değildir ve 'her zaman' yapılabilir. Bu ayrım, memurun aktif bir hatası ile pasif ihmalini farklı hukuki sonuçlara bağlamaktadır.