Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2017/3127 sayılı kararında, Kurumun denetim memurlarınca tutulan tutanakların ispat gücü nasıl tanımlanmıştır? Bir memur veya müfettiş tarafından tek başına hazırlanan bir rapor ile tarafların imzasını taşıyan bir tutanak arasında ispat hukuku açısından ne fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84864

Yargıtay'ın anılan kararında, 5510 sayılı Kanun'un 59. ve 100. maddeleri uyarınca Kurumun denetim memurlarınca tutulan tutanakların 'aksi sabit oluncaya kadar geçerli' olduğu belirtilmiştir. Ancak bu kuralın uygulanması için tutanağın niteliği önemlidir. Karara göre ispat gücü yüksek olan tutanaklar şunlardır: 1) Belgelere dayalı olarak düzenlenmiş olanlar. 2) Belgeye dayanmasa bile, düzenlenmesi sırasında hazır bulunan işveren, işçi veya üçüncü kişilerin beyanları alınarak düzenlenen ve bu kişilerin imzalarıyla doğruluğu tasdik edilen, imza inkarına da uğramayan tutanaklar. Bu tür tutanakların aksi, ancak yazılı delille ispatlanabilir. Bir memur veya müfettiş tarafından tek başına, sadece kendi gözlem ve değerlendirmelerine dayanılarak hazırlanan bir 'rapor' ise, bu nitelikte bir tutanak değildir. Bu raporlar, birer takdiri delil niteliğindedir ve aksinin her türlü delille ispatı mümkündür. Dolayısıyla, tarafların imzasını taşıyan bir tutanak 'aksi yazılı delille kanıtlanabilen' güçlü bir delil iken, tek taraflı bir rapor 'aksi her türlü delille kanıtlanabilen' bir takdiri delildir.