İmar Kanunu Geçici 16. madde (İmar Barışı) uyarınca alınan 'Yapı Kayıt Belgesi', TCK m. 184 kapsamındaki imar kirliliği suçundan açılmış bir kamu davasını nasıl etkiler? Bu belge, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüme kadar geçerli olduğuna göre, bu durum kalıcı bir çözüm müdür?
Yapı Kayıt Belgesi alınması, TCK m. 184'ten açılmış bir kamu davasını doğrudan etkiler ve davanın düşmesi sonucunu doğurur. Yargıtay, Yapı Kayıt Belgesi alınmasını, TCK m. 184/5'te düzenlenen 'yapıyı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirme' şeklindeki etkin pişmanlık hükmü kapsamında değerlendirmektedir. Bu belge, yapının mevcut haliyle kullanımına izin vererek onu yasal bir statüye kavuşturduğu için, imara aykırılık fiilini ve dolayısıyla suçun konusunu ortadan kaldırmış sayılır. Bu nedenle, sanık yargılama devam ederken bu belgeyi mahkemeye sunarsa, hakkında 'düşme kararı' verilir. Ancak, bu belge kalıcı bir çözüm değildir. Maddede açıkça belirtildiği gibi, Yapı Kayıt Belgesi, 'yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir.' Yapının yıkılıp yeniden yapılması durumunda, yürürlükteki yeni imar mevzuatına ve ruhsat alma zorunluluğuna tabi olunacaktır. Ayrıca, bu belge yapının depreme dayanıklılığı konusunda malike bir güvence vermez, bu sorumluluk tamamen malike aittir.