TCK m. 236/2'de sayılan edimin ifasına fesat karıştırma fiillerinin 'hileli olarak' yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu 'hile' unsuru ile TCK m. 157'de düzenlenen 'dolandırıcılık' suçundaki hile unsuru arasında bir fark var mıdır? Edimin ifasına fesat karıştırma suçunun, kamu görevlisinin iştirakiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f) suçundan farkı nedir?
Her iki suçta da 'hile' kurucu bir unsurdur. Ancak uygulama alanları ve mağdurları farklıdır. Dolandırıcılık suçundaki hile, bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlamaya yöneliktir ve genellikle herhangi bir kişiye karşı işlenebilir. TCK m. 236'daki hile ise, spesifik olarak bir kamu ihalesi sözleşmesinin ifa sürecinde, idareyi (kamuyu) aldatmaya yönelik olarak gerçekleştirilir. Temel fark, suçun konusundadır. Edimin ifasına fesat karıştırma, özel bir yolsuzluk ve kamu ekonomisine karşı işlenen bir suçtur. Eylem, sadece bir kamu ihalesi sözleşmesinin ifası bağlamında işlenebilir. Kamu görevlisinin iştirakiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık (TCK 158/1-f) ise, kamu görevlilerinin nüfuzunu kötüye kullanarak herhangi bir kişiyi aldatmasıyla oluşur ve bir ihale sürecini gerektirmez. Eğer bir kamu ihalesinin ifa sürecinde TCK m. 236'daki fiillerden biri işlenmişse, bu özel norm olduğu için öncelikle TCK m. 236 uygulanır. Fiil aynı zamanda dolandırıcılık suçunun unsurlarını taşısa bile, 'özel normun önceliği' ilkesi gereği TCK m. 236'dan ceza verilir.