Kira sözleşmelerinde, kiracının Türk Ticaret Kanunu'nda 'tacir' olarak sayılan bir kişi olması, TBK'nın kiracı lehine getirdiği emredici hükümlerin uygulanmasını nasıl etkiler? 6353 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik hangi maddelerin uygulanmasını ertelemiştir ve bu ertelemenin hukuki mantığı nedir?
Kiracının TTK'ya göre tacir veya bir özel/kamu hukuku tüzel kişisi olması, TBK'nın kiracı lehine getirdiği bazı emredici hükümlerin uygulanmasını askıya alır. 6101 sayılı Kanun'a 6353 sayılı Kanun'la eklenen Geçici 2. madde, bu durumdaki işyeri kiralarında, TBK'nın 323 (kira ilişkisinin devri), 325 (erken tahliye), 331 (önemli sebeple fesih), 340 (bağlantılı sözleşme yasağı), 343 (aleyhe değişiklik yasağı), 344 (kira artış sınırı), 346 (cezai şart ve muacceliyet yasağı) ve 354. (dava sebeplerinin sınırlılığı) maddelerinin belirli bir süre (başlangıçta 8 yıl, sonra uzatıldı) uygulanmayacağını düzenlemiştir. Bu ertelemenin hukuki mantığı, tacir olan kiracıların, konut kiracısı gibi 'zayıf' taraf olarak kabul edilmemesi ve ticari hayatta geçerli olan 'sözleşme serbestisi' ilkesine daha fazla alan tanınmasıdır. Kanun koyucu, tacirlerin kendi haklarını koruyabilecek basirete sahip olduğunu varsayarak, bu koruyucu hükümlerin ticari ilişkilerin akışkanlığını engellememesi gerektiğini düşünmüştür. Bu nedenle, ertelenen maddelerle ilgili konularda, taraflar arasındaki kira sözleşmesi hükümleri geçerli olur.