Dava sırasında taraflardan birinin ölmesi durumunda (HMK m. 55), Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/1487 sayılı kararındaki karşı oyda belirtildiği üzere, hakimin 'mirasçıları araştırmaya ve onlara kendiliğinden davayla ilgili tebligat yapma yükümlülüğü' olmadığı görüşünün hukuki dayanağı nedir? Çoğunluk görüşü ile bu görüş arasındaki temel farkı açıklayınız.
Karşı oydaki bu görüşün hukuki dayanağı, hukuk davalarında geçerli olan 'taraflarca getirilme ilkesi'dir (HMK m. 25). Bu ilkeye göre, davanın taraflarını ve delillerini getirmek, davayı takip etmek tarafların görevidir. Hakim, kendiliğinden taraf araştırması yapmaz. Karşı oya göre, davacı öldüğünde, davaya devam etmek isteyen mirasçılarının bu iradelerini mahkemeye bildirmeleri ve davayı yenilemeleri gerekir. Mahkemenin re'sen mirasçıları araştırıp onlara tebligat yapma yükümlülüğü yoktur. Çoğunluk görüşü ile arasındaki temel fark ise şudur: Çoğunluk görüşü, HMK m. 55'i ve 'hukuki dinlenilme hakkını' (HMK m. 27) daha geniş yorumlamaktadır. Buna göre, tarafın ölümü mahkemece öğrenildiğinde, bu durum taraf teşkilini etkileyen bir dava şartı eksikliği yarattığından, mahkemenin davayı ertelemesi ve mirasçılara davaya katılma imkanı tanıması gerekir. Bu, re'sen yapılması gereken bir usuli işlemdir. Karşı oy, sorumluluğu tamamen hayattaki tarafa veya mirasçılara yüklerken; çoğunluk görüşü, adil bir yargılama için hakime de taraf teşkilini sağlama konusunda bir görev yüklemektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması çoğunluk görüşü yönündedir.