İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesi, icra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davalarının 'ancak idare aleyhine açılabileceğini' düzenlemektedir. Bu hükmün amacı nedir ve 'devletin rücu hakkı' ne anlama gelmektedir? Bu davalarda görevli mahkeme hangisidir?
Bu hükmün temel amacı, icra işlemlerinin yürütülmesi sırasında zarar gören üçüncü kişileri veya tarafı korumaktır. İcra memurlarının şahsi malvarlıkları genellikle zararı karşılamaya yetmeyeceğinden, kanun koyucu alacaklı tarafında daha güçlü bir güvence olan Devleti (idareyi) sorumlu tutmuştur. Böylece zarar gören kişi, alacağını tahsil etme konusunda daha güvenceli bir konuma gelir. Bu, bir 'kusursuz sorumluluk' hali değil, 'hizmet kusuru'na dayalı bir sorumluluktur ve dava doğrudan idareye (Adalet Bakanlığı'na) karşı açılır. 'Devletin rücu hakkı' ise, devletin, zarar gören kişiye ödediği tazminatı, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevliye (icra müdürü, memuru vb.) geri dönerek ondan talep etme hakkıdır. Yani nihai olarak zarar, kusurlu memurun üzerinde kalır, ancak zarar gören kişi doğrudan memurla değil, devletle muhatap olur. İİK m. 5/son fıkrasına göre, bu davalara adli yargıdaki genel mahkemelerde (görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir) bakılır, idari yargıda görülmez.