Bir kira sözleşmesinde, davacıların paylı mülkiyete tabi bir taşınmazın paydaşları olduğu ve davalının ise kiracılık ilişkisini sadece diğer paydaşla kurduğunu savunduğu bir durumda, davacı paydaşların kira alacağı talebinin hukuki dayanağı nedir? Davalı, kirayı diğer paydaşa ödediğini ispatlarsa, davacı paydaşlara karşı sorumluluktan kurtulur mu?
Davacı paydaşların kira alacağı talebinin hukuki dayanağı, paylı mülkiyet hükümleridir. Paylı mülkiyette her paydaş, kendi payı oranında taşınmazın gelirlerinden (kira gibi) yararlanma hakkına sahiptir (TMK m. 688, 693). Kiracı, taşınmazın paylı mülkiyete tabi olduğunu biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa, her paydaşa payı oranında ödeme yapmakla yükümlüdür. Ancak, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2016/234 sayılı kararında da belirtildiği gibi, eğer davalı kiracı, kira sözleşmesini paydaşlardan sadece biriyle yaptığını ve tüm kira bedelini sözleşme yaptığı bu paydaşa ödediğini ispatlarsa, davacı olan diğer paydaşlara karşı kira borcu sorumluluğundan kurtulur. Bu durumda, davacı paydaşların, kendi paylarına düşen kira bedelini, kirayı tahsil eden diğer paydaştan talep etmeleri gerekir. Zira kiracı, sözleşme yaptığı kişiye borcunu ifa ederek iyi niyetle borcundan kurtulmuştur. Davacı paydaşlarla kiracı arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi kurulmadığı için, davacıların talebi reddedilmelidir.