Edimin ifasına fesat karıştırma suçunun (TCK m. 236) faili olarak 'yüklenici' ve 'edimi kabule yetkili kamu görevlisi' gösterilmektedir. Bu suçun özgü suç niteliği taşıması, suça iştirak eden diğer kişiler açısından ne gibi bir sonuç doğurur? Yargıtay 5. CD'nin 27.05.2016 tarihli, 2014/2917 E. sayılı kararında, yüklenici şirketin depo sorumlusu ve kamyon şoförünün hukuki sorumluluğu nasıl değerlendirilmelidir?
Edimin ifasına fesat karıştırma suçu, failleri kanunda özel olarak tanımlandığı için (yüklenici, denetim ve kabul görevlisi vb.) bir 'özgü suç'tur. TCK m. 40/2'ye göre, özgü suçlara, ancak bu özel faillik niteliğini taşıyan kişiler 'fail' olarak iştirak edebilir. Bu niteliği taşımayan diğer kişiler ise bu suçlara ancak 'azmettiren' veya 'yardım eden' sıfatıyla iştirak edebilirler. Yargıtay'ın anılan kararında da bu ilkeye dikkat çekilmiştir. Karara konu olayda, suçun faili yüklenici firma tüzel kişiliğinin temsilcileridir. Şirkette çalışan depo sorumlusu ve kamyon şoförü, yüklenici veya kamu görevlisi sıfatını taşımadıkları için bu suçun doğrudan faili olamazlar. Onların eylemi, suçun işlenmesine yardım etmekten ibarettir. Dolayısıyla, bu kişilerin TCK m. 37 uyarınca 'müşterek fail' olarak değil, TCK m. 39 uyarınca 'yardım eden' olarak sorumlu tutulmaları ve cezalarında bu nedenle indirim yapılması gerekirdi. Mahkemenin bu kişileri fail olarak kabul etmesi, özgü suçlara iştirak kurallarına aykırı olduğu için bozma nedeni sayılmıştır.