HMK m. 142'ye göre ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra hakim, tahkikata başlamadan önce zamanaşımı def'ini inceler. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2014/8587 sayılı kararında, davalının hiç cevap vermediği ve zamanaşımı def'inde bulunmadığı bir davada, mahkemenin re'sen zamanaşımı nedeniyle davayı reddetmesi neden hukuka aykırıdır?
Bu durumun hukuka aykırı olmasının sebebi, zamanaşımının 'itiraz' değil, bir 'def'i' olmasıdır. İtirazlar, mahkemenin davanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) dikkate alması gereken usuli engellerdir (örneğin görev, kesin hüküm). Def'iler ise, borçlunun borçlandığı edimi yerine getirmekten kaçınmasına imkan veren, ancak mutlaka davalı tarafından süresi içinde ileri sürülmesi gereken kişisel savunma vasıtalarıdır. Türk Borçlar Kanunu m. 161'de 'Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.' hükmü yer almaktadır. HMK m. 141/2'de de zamanaşımının ilk itirazlardan olmadığı belirtilmiştir. Yargıtay'ın anılan kararında da vurgulandığı gibi, davalı taraf usulüne uygun bir şekilde (cevap dilekçesiyle veya ıslaha karşı süresinde) zamanaşımı def'ini ileri sürmedikçe, mahkeme bu hususu kendiliğinden dikkate alarak zamanaşımı nedeniyle davayı reddedemez. Mahkemenin re'sen zamanaşımını gözetmesi, 'taraflarca getirilme ilkesi'ne (HMK m. 25) ve kanunun açık hükmüne aykırıdır.