İsim ve soyadı değiştirme davasında, alınmak istenen yeni soyadının 'Türk dilinden' olması veya 'yabancı ırk ve millet ismi' olmaması gibi kısıtlamalar hangi kanuni düzenlemeye dayanmaktadır? Mahkeme, bu konuda bir tereddüt yaşadığında hangi kurumdan görüş almalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84821

Bu kısıtlamalar, 2525 sayılı Soyadı Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Soyadı Nizamnamesi'ne (Tüzüğü) dayanmaktadır. Soyadı Kanunu m. 3, 'rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimleriyle umumi edeplere uygun olmayan veya iğrenç ve gülünç olan soyadları'nın kullanılamayacağını belirtir. Soyadı Tüzüğü'nün 5. maddesi ise soyadlarının 'Türk dilinden' alınacağını emreder. Her ne kadar ad seçmede daha geniş bir serbesti olsa da, soyadı seçimi bu kanuni kısıtlamalara tabidir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 2002/11884 sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkeme, değiştirilmek istenen yeni soyadının bu vasıfları taşıyıp taşımadığı, özellikle Türkçe olup olmadığı konusunda bir tereddüt yaşarsa, bu konuda uzman kurum olan 'Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'ndan (veya ilgili alt kurumu olan Türk Dil Kurumu'ndan) görüş almalıdır. Bu araştırma yapılmadan, soyadının bu kurallara uygun olup olmadığı denetlenmeden karar verilmesi, kanuna aykırılık teşkil eder.