Çok sayıda bıçak darbesiyle işlenen bir cinayette, maktulün vücudundaki yara sayısının fazlalığı, tek başına eylemin 'eziyet çektirerek' (TCK m. 82/1-b) işlendiği sonucunu doğurur mu? YCGK E. 2017/659, K. 2018/668 sayılı kararında 'eziyet' kavramı nasıl tanımlanmıştır?
Hayır, yara sayısının fazlalığı tek başına eylemin 'eziyet çektirerek' işlendiği anlamına gelmez. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında ve anılan YCGK kararında 'eziyet', failin sadece öldürme kastıyla değil, aynı zamanda maktule acı çektirmekten zevk alma, ölüm hemen gerçekleşmesin diye eylemi zamana yayma gibi özel bir kastla hareket etmesini gerektirir. Önemli olan, failin ölüm neticesini bilerek ve isteyerek geciktirip, bu süreçte maktulün fiziksel veya ruhsal acı çekmesini sağlamayı amaçlamasıdır. Eğer fail, öfke, hiddet veya panik haliyle, öldürme kastıyla art arda ve kısa bir zaman diliminde çok sayıda bıçak darbesi vurmuşsa, buradaki amaç acı çektirmek değil, bir an önce öldürme neticesini gerçekleştirmektir. Bu durumda, yara sayısı ne kadar çok olursa olsun, 'eziyet' suçunun özel kastı oluşmadığı için TCK m. 82/1-b'deki nitelikli hal uygulanamaz. Olayın ani bir tartışma sonucu ve kısa sürede gerçekleşmesi, eziyet kastının bulunmadığına işaret eder.