Bir eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, yargılama sırasında ölen davalının mirasçılarına tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır. Ancak mirasçılardan bazıları mahkemeye, süresinde mirası reddettiklerine dair kesinleşmiş mahkeme kararı sunmuşlardır. Bu durumda mahkemenin, mirası reddeden mirasçılar yönünden nasıl bir karar vermesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84817

Mirasın reddi, mirasçılık sıfatını geçmişe etkili olarak (mirasbırakanın ölümü anından itibaren) ortadan kaldıran bir hukuki müessesedir. Mirası reddeden kişi, mirasbırakanın borçlarından şahsen sorumlu olmaz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/1573 sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkeme, kendisine sunulan ve mirasın süresinde reddedildiğini gösteren kesinleşmiş mahkeme kararını (Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınır) dikkate almak zorundadır. Bu durumda mahkeme, mirası reddetmiş olan mirasçılar yönünden, artık tereke borcundan sorumlu olmadıkları ve davada taraf sıfatları (pasif husumet ehliyetleri) kalmadığı gerekçesiyle davanın bu davalılar yönünden 'husumet yokluğundan reddine' karar vermelidir. Yargılamaya, mirası reddetmeyen diğer mirasçılarla devam edilir. Eğer tüm mirasçılar mirası reddetmişse, dava terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yetkili olan makamlara (resmi tasfiye memuru) yöneltilmelidir.