İİK m. 40 uyarınca, bir ilamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya Yargıtay'ca bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Peki, icra işlemi tamamlandıktan ve borçlu ödemeyi yaptıktan sonra hüküm bozulursa, borçlunun ödediği parayı geri alması için yeni bir dava açması gerekir mi? 'İcranın iadesi' kurumunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84816

Hayır, borçlunun yeni bir alacak veya istirdat davası açmasına gerek yoktur. Bu durumu 'icranın iadesi' kurumu (İİK m. 40/2) düzenler. Buna göre, bir ilam hükmü icra edildikten sonra, bu hüküm istinaf veya temyiz yoluyla bozulur ve yargılama sonunda aleyhine takip yapılan kişinin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilamla sabit olursa, icra 'ayrıca bir hükme gerek kalmaksızın' tamamen veya kısmen eski haline iade olunur. Bu, borçlunun talebi üzerine, takibi yürüten icra dairesinin, alacaklıya ödenen parayı veya teslim edilen malı ondan geri alarak borçluya iade etmesi anlamına gelir. İcranın iadesi, pratik ve hızlı bir yol olup, borçluyu yeniden dava açma külfetinden kurtarır. İcra müdürlüğü, alacaklıya bir muhtıra göndererek aldığı parayı veya malı iade etmesini ister; iade etmezse, alacaklının malvarlığına haciz uygulanarak tahsilat yapılır.